Ş.Ligi 08 İlk Gece


Bu kupaya elemelerde veda etmiş bir takımın taraftarı olmak heralde bu geceki maçları izlerken daha fazla iç geçirmeme sebep olmuştur..Tek kelimeyle olağanüstü bir organizasyon..Canlı olarak izlediğim maç Marsilya-Liverpool olsa da diğer maçların özetlerini ESPN 'de Jamie Redknapp ve Gustavo Poyet'nin yorumlarıyla izledim.
Bu kadar çok güzel golü bir gecede görmek çerez tabağında fındıkları belirleyip ilk etapta hepsini tüketen bir futbolsever için bir avuç fındık verilmiş kadar güzel bir görüntüydü...Ama bence en güzeli Steven Gerrard'ın ilk golüydü.
Adriano'nun golle dönmesi onu sevenler için güzel olurken, atacağı birkaç gol sonunda artık Fotomaç ekibinin de bu adamı Türkiye'ye getirmekten vazgeçeceğine inanıyorum.
Hedefi Kadıköy'de UEFA kupası olanlara duyurulur..Böyle bir keyifin parçası olmak herşeyin üzerinde..

Yalanlama

Kulüplerin internet sitelerini en çok kullandığı haber çeşitlerinin başında geliyor. Bu sefer ki de benzer bir durum..Mehmet Topal'ın ağzından bir haber yayınlıyor Türk basının amiral gemisi sıfatını almış fakat amiral battı ya dönmüş Hürriyet gazetesi..Haberin kaynağı İlhan Söyler, İlhan Söyler kim? Hürriyet'in en kıdemli Galatasaray yazarlarından..
Şimdi bu haberi yalanlamak olayı yalan yapmıyor.Deniyor ki bu şekil bir röportaj yapılmamış yalanlama oraya kadar doğru olabilir..Muhtemelen her antremanı takip ettiğinden bir aşinalık haline gelen daha sonra abi-kardeş ilişkisine dönen Mehmet Topal-İlhan Söyler ilişkisinin bir yansıması bu haber..
Takımda ki aksaklıkların düzeltilmesinde duruma Mehmet Topal'dan başlayarak el koymaya çalışan Skibbe'nin bu kararından rahatsız olan Mehmet Topal bir abi-kardeş ortamında yakınmıştır bu durumdan..
İlhan Söyler'de bunu gazetecilik kasketinin altına koyarak yayınlamıştır..Buraya kadar da problem yok evet denildiği gibi ortada röportaj yok fakat bu haberi yapan yarın yine idmanı izler bu haberi yalanlayanlarla selamlaşırsa orda problem başlar. O zaman ne kulübün yalanlamalarına inanınılır ne onun yazdıklarına..


Honorato Nilmar


Futbolcu için en kotüsüdür, zamanında Fenerbahçe'ye gelen Pingel o zaman klüplerimizin angarya görmede oynadıkları TSYD kupasında Galatasaray maçının ilk 15 dakikasında çapraz bağlarını koparıp Fenerbahçe kariyerini noktalamıştı. Sezon başı sakatlık bazen yedekte bekleyen için bulunmaz bir fırsattır tabii ki iyi değerlendirebilene..Nilmar'ın ki de bu misalle paralellik gösterir.
Le Guen'in 2004 planlarında alt sıralarda olan Nilmar Bayern Munich'ten transfer olan tecrübeli Giovane Elber'in sezon başında tendonu koparması sonucu şans bulur..Bu şansı Cris,Juninho gibi takımdaki Brezilyalıların yardımıyla iyi değerlendirir ve üstüne Fenerbahçe'ye şampiyonlar ligi müsabakalarında attığı goller ile sükse yapmıştı. 
Corinthias'a Avrupa Birliği pasaportu taşımadığından tercih sırası nedeniyle dönen bu adam şu sıralar Palermo'nun yakın markajına girmiş durumda zamanında Aziz Yıldırım'ın bu ismi çok istediği Alex sonrası Brezilyalılaşan Fenerbahçe basın sayfalarında ismini sıksık görmemize rağmen gerçeğini sahada göremedik..
Nihayetinde Lyon'dan Palermo'ya gitmiş olmak vites küçültmek gibi görünsede Arif Erdem stilini andıran bu sıradışı gölcüyü tekrar Avrupa'da görmek güzel olacak..Bu arada bonservisi elinde olduğundan bu transfer sezon ortasını beklemeden gerçekleşmesi muhtemellik taşıyor.

Yılın Olayı!!!




Fanatik yazarı Mehmet Demircan yine Avrupa'da ismi olan futbol ile alakalı birisinin eline gazeteyi tutuşturup bunu yılın olayı gibi sunmaya hazırlanırken, birseyi gozden kaçırmış..Eline tutuşturduğun gazetenin sürmanşeti Adriano ve Galatasaray'ı ilişkilendiren saçma sapan bir haber..Adamda salak değil ya, bu da neyi nesi diye bakar..Bu durum gazetenin ne denli bir gazete olduğunu ortaya koyar..
Şimdi aklımıza gelenleri soralım,
1- 10 tane gazeteciyle toplu konuşan Ronaldo'yu Fanatik için "private" söyleşi veriyor havasına büründürmek hangi gazetecilik başarısıdır?
2- 6 Haziran tarihli Fanatik gazetesini elinde tutan Ronaldo ile röportaj ne zaman yapılmıştır? 
3- Türkiye maçı oynanmamışken Türkiye maçına atıfta nasıl bulunmuştur? 
4- Neden okuyucu kandırılmak istenir?

Gerets vs Liverpool


Eric Gerets'in son 3 senedeki 3.Liverpool eşleşmesi.. 2 senelik performans 2 mağlubiyet 2 galibiyet 6 gol atıp 9 gol yemiş..

LFC:3 GS:2
GS:3 LFC:2
--
LFC: 0 OM:1
OM:0 LFC:4
--
OM-LFC 2008 maçları yarın Velodrome'da başlıyor. Gerets Marsilya başında en farklı malubiyeti geçen sene Liverpool'dan aldı ve takımı çeyrek finale çıkaramadı. Aslında Gerets'in en eksik yönüde bu...Çalıştırdığı takımı üst tura çıkaramıyor Şampiyonlar Liginde..PSV,GS,geçen sene OM

Hasseilbank

Hassler kadar olmasada İstanbul takımlarının transfer haberlerine konu olan, Samsun'a kadar gelip Sanayi mahallesi çay bahçesinde bir açık çay içmişliği olan Hasseilbank futbolu 36 yaşında bırakmak zorunda kalmış.

Bırakma hikayesi az biraz Hakan Şükür'ü andırıyor, Cardiff City ile yazın sözleşme imzalayamayınca bugüne kadar klüp aramış kendisine..Bugün itibariyle motoru istop(1) etmiş.
Dubai,Qatar demeçleri verenlere duyurulur..Zamanında bırakmak önemli bir eylemdir..Bakınız Hagi ve Zidane

(1)Türkçe'ye yerleşen stop kelimesi başına i harfi alarak kullanılır, nedenini merak ederim.

Avrupa Serüveni


Gazetelerin klişeleşmiş kelimelerindendir "serüven ve lejyoner" kelimeleri..Bu seneki serüven Galatasaray için Tromso zamanindan beri en negatif başlangıç oldu..Geçen senenin kaymağını yemekle meşgul takım en iyi kurayı çekmesine rağmen UEFA'da devam etmeye çalışacak..Pek gerçekçi olmayan insanların duymak istediğini söyleyen bir başkanı olan Galatasaray için "Kadıköy'de Final" hedefi çeyrek final kuraları çekildikten sonra dikkate alınılabilecek bir hedef..Bir zamanlar Türkiye'yi Avrupa'da tek başarıyla temsil eden takımın 9 yıllık grafiği bu şemada gözükür..15. yazan yerde Canaydın'ın başkanlığı devralması bir tesadüften ibarettir demek isterdim.

Kewell


Takıma katacakları futbolculuk boyutunda kalmayacak gibi, bir bakıma futbol nasıl oynanır onu da gösteriyor...Antalya ile oynanan lig maçında Aydın'ın ve zaman zaman Hasan Şaş'ın derinlemesine kanat değiştiren pas denemelerini Kewell'ın bu takımda yer almasından ayrı tutmak fazla naif bir davranış olur..Şu ana kadar aldığım ışık beklediklerimden fazla..

Blog


Aceto Balsamico gibi muhtemelen kendi içerisinde esprisi olan bir isimle yazan Bülent Timurlenk'in başını çektiği nice futbol bloglarını bulmak mümkün googleda az biraz zaman geçirilirse..
Ülkenin en büyük eğlencesinin bu spor olduğu, takım tutmayan erkeğin erkekliğinden şüphe duyulan bir memlekete sahip olduğumuzu düşündüğümüzde açıkçası malzemenin hiçbir zaman bitmeyeceği bir dal futbol..
Özellikle blog işine girişenler genelde "arapası,kalearkası,verkaç" gibi futbol isimlerini tercih ediyorlar blog isimlerini seçerken...
Ben ise gs ve futbol'u seçtim.. Galatasaray'li olduğumu satır aralarında vermektense baştan söylemek daha uygun geldi..Bakalım kalemimiz Aceto kadar kuvvetli olmayabilir ama değişik bir bakış açısıyla yazmayı umut ediyorum..Hayırlısı olsun