Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Erkek Oyunu

2007 Carling Cup Finali Arsenal-Chelsea

2009 Galatasaray- Fenerbahçe 

Ne bir gelişmemişlik ne de bir eğitim almamışlıktır.. Gerginlik yaşayan iki grubun kavgasıdır olan biten.. Ne ayıplayarak yaşadığın ülke gerçeklerini görmemezlikten gelebilir ne de yaşananlarını cezalandırmadan geçebiliriz.. Yapmak gereken abartmamaktır.. Asıl düşünülmesi gereken 90 dakika futbola benzemeyen oyundur.. 

Terim vs. Del Bosque


Üfle

Türkiye gibi toplumlarda tepki çeker.. Avrupalı değiliz neticesinde.. Parayı cebimizden veriyormuşcasına eleştiririz bir de adamın kazandığı rakamı.. Bir de üstüne kendine bakmazsa formaya,takıma, topluma hakarettir gözümüzde.. Geçtiğimiz ay Napoli ve İstanbul'da benzer olaylar yaşanmış.. İtalyan Ümit Milli ve Napoli oyuncusu Fabiano Santacroce alkolü 2 kadehin üzerine çıkarınca ehliyeti alınmış ve 500 euro ceza yemiş.. Sonrasında açıklama menejerinden :

"Abartılmış bir durum, nişanlısıyla pizzacıya gidip bir bira içmiş, sarhoş olmamış"

Nişanlıyı da olayın içine atarak durumu kurtarmaya çalışmış menejer Dell’Aglio

Türkiye'de ki versiyon ise Gökhan Emreciksin... 6 aylık performans ile büyük takım gördü.. Açıklaması düşünülmeden yapılmış gibi.. ve tabii ki kendi tarafından

"Alkolü de çok özel günlerde, ayda yılda bir alırım. 50 yıl içki içmesen, aramam. Ancak o olayın olduğu gün, içinde az miktarda alkol bulunan içecek kullandım. Ben polis kontrolünde alkollü çıkacağımı bile tahmin etmiyordum."

Kullandım fiili ile olayı uyuşturucu sınıfına zaten sokmuş Emreciksin.. Bir de Türk futbolcusu menejerini sadece elinde hesap makinası para koparmaya çalışan biri olarak görmese şu tip angarya işleri de verse daha aklı başında açıklamalar olacaktır muhakkak..

Juan Figer


Malum kişi,  Nobre, Alex, Lugano,Roberto Carlos vb isimlerin menejeri bunun dışında Dünya'da bir çok ünlü Güney Amerikalı futbolcu da onun portfoyunde bulunuyor. Fifa başkanın şampiyonlar ligi finalinde kendisini sarılarak tebrik ettiği bir kişilik.. 
Leverkusen'in finale yükselen kadrosundaki tüm Brezilyalı oyuncuların menejeri. Brezilya hükümetinin hakkında türlü soruşturma açmış durumda.. Taktikleri futbol literatürümüze hülle diye geçen durum.. 
Menejeri olduğu oyuncuyu ilk önce Uruguay'da organik ilişkide olduğu kulübüne makul rakamlara imza attırıp dolayisıyla hem vergi kaçırıyor hem de bir futbolcudan menejer ve kulübün kazanacağı rakamları kendisi kazanıyor. Spiegel 2006'da kendisi hakkında bir araştırma yapmış. Futbol dünyasının kirli yüzünde inanılmaz başarısı olan bu kişiyi incelemiş.. İngilizce dokümanın her satırı bilgi dolu
Bu zamanlarda yine medyamızın gündeminde olması bu postu göndermemde sebep..


Sarar vs. Dolce&Gabbana

Galatasaray ve Milan'ın seyahat kıyafetlerini yanyana koyunca İtalyan şıklığı bu kadar farketmeli mi? 
Türk ekonomisinin önemli bir yerini tutan tekstil dizayn açısından halen dünyanın gerisinde mi?

Noray Nakis (Nurhayır Nakış)

Noray Nakis, Arjantin futbolundaki Türk adam olarak sürekli basınımızda yer buluyor ama kimse asli görevini bilmiyor mesela bugünkü sabah gazetesi kendisini "Arjantin Futbol Federasyonu 2. Başkanı ve Milli Takımlar sorumlusu Noray  Nakis " sıfatlarıyla tasvir ediyor. 
Galatasaray'a Carrusca'yı öneren adam olarak da yer alıyor bazı kaynaklarda.. Arjantin futbolunda biryerlerde olduğu bazı şeyleri temsil ettiği şüphe götürmez gerçek.. Sivas doğumlu olan Nakis'in bir başka sıfatı hiç basınımız tarafından ortaya çıkarılmıyor.. 
Nakis aslında Ermeni asıllı bir Türk üstelik Arjantin ikinci liginde Ermeni Spor diye Türkçe'ye çevrilebilecek bir takımında yönetim kurulu başkanı.. Nedense bu yönü hiç basınımızca servis edilmiyor.. Soyu Osmanlı zamanında Arjantin'e göçen Seferadlar ile kesişiyor.. Ayrıca kendisi gibi Arjantin'deki bir çok Ermeni asıllı Türk onunla Deportivo Armenio'nun yönetiminde.. İlginç olan kulubün sadece ismi ile değil renklerinden logosuna kadar %100 oranda Ermenistan kullanılmış olması..


Larissa Arena

Tümer Metin'in geçen sezon askerlik dolayısıyla firar ettiği bu sene ise Türkiye'de oynamasının artık çok imkanlı olmadığını anlayıp transfer olduğu Larissa yeni bir stadyum için inşaata başlamış.. Aslında birçok Türk takımına örnek olabilecek bir stat yapısı.. 

  1. 15ayda tamamlanacak 
  2. 16.000 kişilik 
  3. UEFA 3 yıldızlı stadlar klasmanında
Türkiye'de bu tarz az bütçeli stadlar düşünülebilinir.. Stad yapınca arz/talep dengesini iyi kurmak gerekir.. Kayseri 35bin kişilik stadını ne kadar doldurabilecek mesela.. 
Neyse post'u Larissa'dan bilgilerle bağlayalım, eski Galatasaraylı Sasa Ilic ve eski Newcastle'lı bir ara Kanada havası almış Laurent Robert'de Tümer'in takım arkadaşları.. Görünen o ki tecrübe ile kaşarlanmış arasındaki tüm futbolcuları takıma toplamış Larissa.. Ilic ve Tümer kiralık..

Karabulut

Medya devre arası nemalanmasını Yusuf Şimşek üzerinden yaptı.. O da kendine has çalımlarından birini son transfer gününde yaparak Beşiktaş'a gitti ve medya için muhteşem bir gündem oldu.. Genelde blog içerisinde rakipler hakkında yazmıyorum.. Transferin detayları, Demirören kararları yada Beşiktaş iç meseleleri de beni pek ilgilendirmiyor.. 
Fakat bu tranferde 88 kuşağı diye adlandırılan Almanya altyapılı fazla sayıda oyuncuyla donatılmış Ümit millilerin belkide en iyi 3 adamından birinin Bursaspor'a verilmesi bunları yazmama neden oldu.. Sözüm ona Beşiktaş kendisini Bursaspor'dan 500bin TL'ye alabilirmiş ilerki dönemlerde.. 
İşte bu madde bir taraftar aldatmacasıdır.. Futbolcu menejerinin FIFA'ya başvurup oyuncusunun mal gibi ordan oraya satılmasına karşı çıkması bu kuralın anlamsızlaşmasında yeterli kalır.. 
Ayrıca sene başında son gün parası ödenmese Trabzon'a transfer olacak bir oyuncunun tekrar BJK dönmek ister mi..  
Lig Tv yorumculuğu kariyerinde genç oyuncuları ne zaman oynatacak diye 3.büyüklerdeki teknik adamlara sallayan Denizli'nin bu kararını yorumlamak için ise sebep yok.. O kafasında oynar maçı bilir kimin oynaması gerektiğini..

Tayfun Bayındır


Fenerbahçe maçı bitmiş, elle kolla bir türlü Fenerbahçe galip gelmiş ve bir maç fazlasıyla lider.. Rıdvan yok diye Güntekin Onay'a eşlik görevi Tayfun Bayındır'a verilmiş.. Son olarak ne demek istersenize şöyle diyor, bu ligin ne kadar kalitesiz olduğu 9 puan geride olan Fenerbahçe'nin şu an lider olmasıyla açıklanabilir diyor.. Şimdi herhangi bir ligin kalitesiz olduğu böyle açıklanamaz, çünkü 7. haftada 11. sırada yer alan Bayern Munich bir maç fazlasıyla da değil üstelik, Bundesliga'nın ilk yarısı co-lider olarak bitirdi.. Şimdi bizim ligimizin kalite kıstaslarını belirlerken herhangi bir şey de işte ligimizin kalitesi derken, dışarıda ki örneklerle benzerlik göstermediğine bakmalı, özellikle bu işten ekmek yiyenler.. Yoksa her durum ligin kalitesini örneklemez..

Avni Aker

Trabzonspor yönetimi bu sene ilk kez ciddi anlamda transfer için bütçe ayırırken mantıklı bir adım daha attı.. Minimum giderle Avni Aker'i yeniledi.. Bu onlara evlerinde güçlü olabilme ve maçlarda iyi bir hava yakalayabilme şansı kattı.. Aslında bu tarz bir makyajı TFF gündemine alıp Konya,Sivas,Eskişehir,Bursa da da uygulaması gerekir... Bizim stadlarımız nedense yapıldıları dönemde koşu pisti eklenerek yapılmış, hani bu durum atletizme olan ilgimizi göstermesi gerekirken aksi şekilde ülkedeki en gelişmemiş sporlardan birisi durumuna da düşmüş atletizm.. Geçmiş zaman ve bu zamandan bir Avni Aker fotoğrafı derledim, fark açıkça belli.. Tek tip bordo koltuklar,zemin ve sahaya yakınlık boş anında bile heybetli gösteriyor Avni Aker'i... Tabii bunun dışında yönetimleri Akyazı'da yeni yapılacak stadyumları içinde devlet ile işbirliği içine gitti.. Gayet zekice planlanmış, futbol ile yaşayan bir şehir için olumlu hareketler.. Tebrik etmek gerekir..

Doğru Zaman

Maçtan önce Terim önemli olan kadro değil sistem demişti.. Dediği oldu saçma bir gol yenip bilinçsizce saldırı.. Tuncay Şanlı'nın topun altına girdiği iki gol muhteşem.. Öyle bir harekettir ki doğru zamanda yapmazsan saçma olur, doğru zamanda yaparsan rakibin saçmalar.. İngiltere'nin ona kattıkları diyelim..

3 Yıldız

Özhan Canaydın'ın gerçekleştiremediği favori demeçlerinden biriydi 3 yıldız transferi... Tabi kimin yıldız olduğu hangi takımın transfer ettiğine göre değişir.. Transferi yapan Mersin İdman Yurdu yıldızlar bir dönem İstanbul'un havasını almış "turkish Hagi" Faruk Atalay, "süper lig gol kralı" Zafer Biryol, "süper solak" Altan Aksoy..

Cemaat

Hangi cemaati desteklediği beni hiç ilgilendirmedi futbol yaşamı boyunca, gereğini yerine getirdiğinden hayatının o kısmına ilgi duymadım.. Futbolu bıraktıktan sonra ilk açıklamasını yapmış.. Emre Belözoğlu'nun Galatasaray'da oynarken Fenerbahçe'yi tuttuğunu söylemiş.. Aslında bunu söylerken üstü kapalı cemaatçilik yapmış.. Onu aranıza alın,dışlamayına getirmiş.. Bir de Fenerbahçe'ye dönerek akıllı bir iş yaptığını söylemiş.. Eski Galatasaray kaptanı bu açıklamaya neden gerek duymuş, beni rahatsız eden bu aslında.. Emre Belözoğlu ise kendisi hakkında yanlış haber yapan gazeteler için ilk önce yasal haklarını kullanacağını söylüyordu şimdi ise öbür dünyaya havale ettiğini söylüyor.. Avrupa'da geçirmiş olduğu 8 sene ona bunu öğretmiş.. Peki o kolunu soktuğu gazeteciler? Onların da öbür dünyaya havale hakları saklı duruyor..

7..8..9

Hakem için her türlü yorum yapılır her derbi öncesi ve sonrası, benim için Hüseyin Göcek sınıfta kalmamak için matematik sınavına çok çalışmış ama matematik zekası olmayan öğrenci gibiydi.. Pozisyonları yorumlaması, olaya hakimiyeti hep kitapta yazan şekildeydi.. Maçı hissedemedi ama beni en çok rahatsız eden her serbest atışta barajı 7mt ye kurdurması oldu.. Bunun iki açıklaması var; ya 9'a kadar sayamıyor yada bacakları kısa..

Paris'i tercih ederim

Fransa'da geçen senenin ikinci yarısı ve bu senenin ilk yarısındaki performansıyla konuşulan biri Mevlüt Erdinç, Fransız medyasında yazılan çizilen PSV'nin ilgilendiği idi sene başında.. Daha sonra orta sıralara yarışan bir kaç Alman takımını yazdılar şimdi ise Gerets'in onu düşündüğü söylendi.
Bunun üzerine Erdinç'te ben de böyle düşünüyorum şeklinde bir açıklama yapmış Aujourd'hui Sport'a :
"Bundan sonraki kulübümün bir Fransız kulübü olmasını tercih ederim, Fransa dışında oynama gibi bir düşüncem şu an için yok.. Şimdiden ayrılmayı düşünüyorum diyemem fakat bana ilgisi olan kulüplerinde farkındayım.. Bunlardan birinin PSG olduğunu söylediler, eğer resmi bir teklif gelirse tabii ki bende herkes gibi Paris'te yaşamayı hayal ediyorum ayrıca PSG benim yaşımdaki futbolcuların çok olduğu bir kulüp"

Daha öncesinde Türk Milli takımını seçme nedeni sorulduğunda bunun bir seçim olmadığını kalbinin zaten orada olduğunu belirtmişti. Bu sezon çıktığı tüm maçlara Türk bayrağı şeklindeki bilekliğiyle çıkıyor ve milli duygulara oldukça bağlı bir çizgi çiziyor.. Bu sebepten dolayı olası bir PSG başarısızlığı onu en kötü kopmadığı Türkiye'de 3 büyüklere götürür.. Denemekte yarar var, PSG'nin iyiye gitmesi çok zor olsa da

Burdan mı?

Bizim eski futbol hocalarımızdan bugünün futbolcularına kadar gelen Avrupa'da örneklerini göremeyeceğimiz bir eğitim geleneğimiz var.. Bunu altyapı hocaları özellikle tembihler maçlar öncesi.. Taç atışını kullanmadan hakemden "yerini sorup onaylatın" derler.. Bunun amacıda şudur hakeme sempatik gözüküp, "sahanın patronu sensin" havasını ona vermektir.. Yani bak hoca ben kurallara bu derece uyan bir oyuncuyum birazdan sarı kartlık pozisyon olursa lütfen es geçtir diğer bir açıklaması bu hareketin... 
Bence tam anlamıyla saçmalıktır.. Özellikle, ligimizde her maç en az 20 defa bu hareket tekrarlanır zaten taçı ilerden veya geriden atan bu şekil bir onay aramaz.. Yerine dikkat eden bunu yapar, bu saçma hareketin Galatasaray'da ki en büyük kullanıcısı Sabri Sarıoğlu'dur.. Sürekli herkesi gerizekyalı yerine koyarak bu onayı ister.. Hakemler de bu mise-en-scene'in zorunlu olarak bir parçası olurlar.. Burdan mı hocam?

Youla

Büyük takıma gol atan futbolcunun arkasından çok büyük topçu aslında yorumları futbol medyamızın vazgeçemediği bir durumdur.. Fanatik'te öyle yapmış ve Youla ile bir söyleşi yapmışlar.. "Kralın fermanıdır" başlığıyla gol krallığında lider olmasına gönderme yaparak.. Tümünü okumadım, zaten 2.paragraf röportajın nereye gidebileceğini gösterdi..

O paragraf :

Fransa’dan neden Türkiye’ye döndün?
Fransa futboluma çok şey kattı. Orada oynamaktan mutluydum ancak, Rıza hoca isteyince gelmemezlik edemezdim. Benim üzerimde çok büyük emeği var. Bu yüzden tekrar Türkiye’ye geri döndüm.

Souleymane Youla Fransa İstatistikleri

Forvet oyuncusu olarak 53 maç 3 gol Ortalama 0,056... Fransa futboluna çok şey katmış ama o gittiği takımlara ne kattı acaba?

M.M Aurelio

Aurelio, benim için Kazım'dan farklı..Türkiye'de geçirdiği 6 sene sonunda Türk olamazsınız ama Türk gibi hisssedebilirsiniz.. Özkan Sümer'in Brezilya 2.liginden iki kuruş ellerine vererek getirdiği adam iken şimdi La Liga takımının her hafta en iyisi..
Hergün üstüne koyarak gitti, Fenerbahçe'de yıldızlaştı.. Belki Türk olmadı ama Türk gibi hissetti, milli takım performansını Avrupa'ya göstermesi için şanstı bunu iyi değerlendirdi.. Irk ve din bunlar doğuştan gelir seçme şansı verilen olgular değildir ama bir ülkede uzun süreler geçirmeniz o ülkenin havasını kokusunu almanız orada doğan insanlar gibi hissetmenize neden olabilir.. Aurelio bu vesileyle Türk milli takımına hizmet etmesinde bir sakınca yok.. 
Neyse bu konudaki görüşümü bir kenara koyalım, Marco Mehmet Aurelio Osasuna'ya bugün frikikten şık bir gol attı, üstten aşırtıcakmış gibi topa geldi barajı zıplattı ortadan avladı..Bunu bir aralar Ronaldinho daha önceleri Effenberg yapmıştı..İyice alıştı, yaşını bir kenara bırakıp performansını değerlendirirlerse sene sonunda ilk 5e oynayan bir takıma gitmesi gerekir..

Terim 2012

Basınımızın Galatasaray'a geri getirmeye çalıştığı Terim 2012'ye kadar TFF ile sözleşme imzaladı bugün.. Aldığı para vs. bunlar show'a kaçan bakış açıları sektör böyleyse tabii ki alacak.. Devlet memuru değil neticede.. Benim takıldığım nokta imza sırasında vermiş olduğu poza bazıları mizaç der işin içinden çıkar ama bence bunun altında yatan ülkede kendini herşeyden üstün görme psikolojisi.. Bu ülkenin futbolda tek yetkilisi Federasyon başkanı gülümsüyorsa, yanında bulunan ve onun altında bulunacak kişininde kerhen gülümsemesi icap eder..

Türk Ekolü


26/06/2005, Terim'in göreve başladığı tarih yani şu ana kadar 40 ay görev yapmış, geldiğinde 2006 Dünya Kupası elemelerinin ortasında geldi.. O zaman ilk oynanacak maça kadar gerekli süre 2,5 aya yakın bir süreydi..Onun başında olduğu milli takım Eylül başında Danimarka ile evinde beraber kaldı daha sonra grup birinciliğini garantilemiş Ukrayna'yı deplasmanda 1-0 yendi, Arnavutluk deplasmanından 3 puan alarak  dünyaca ünümüzün tavan yaptığı İsviçre ile play-off mücadelelerine hak kazandı.. 5 maçta Terim'in performansı hakkında yorum yapılamazdı fakat bir fikre sahip olunabilinirdi.. Terim'in takımının bir istikrar problemi vardı.
Bu problem Avrupa Şampiyonası elemlerinde de kendini gösterdi, ilk 4 maç seyircisiz maçlar dahil kazanıldı..Daha sonra Bosna'ya mağlubiyet Malta ve Moldova beraberlikleri ve evinde Yunanistan mağlubiyeti..Sonra Norveç'i Osla'da yenerek destan(!) yazıyorduk..Yani eşeği kaybedip sonra bulmanın sevincini yaşıyorduk..
Şimdi Terim bundan 40 ay önce göreve gelirken söylediği sözlerini hatırlayalım şöyle söylemiş milli takım sorumlusu: 

" Bundan sonra yolumuz çok açık. Herkesin çok yüksek beklenti içinde olduğunu ve Almanya’daki Dünya Kupası finallerinde yer almamız istendiğini biliyorum. Tesadüf olsa gerek, hiç kolay görevlerde bulunmadım. Amacım Türk futbolunun sürekli uluslararası finallerde yer almasını sağlamak. Bu şekilde Türkiye ekolünü de oluşturacağız"

İşte şimdi gelinen duruma bakıyorum, evet 40 ay sonunda bir ekol oluşturdu..Türkiye maç içerisinde de,gruplar sırasında da geriye düşer, sonra şuursuzca saldırır.. İşte bu Türkiye ekolüdür.. Futbol içerisindeki terimlerle tasvir edilecek bir yapısı yoktur bu oyun karakterinin.. Bu nedenle bu ekolün gönüllü izleyicisi olan bizler bu teknik ekiple hiçbir zaman güven veren bir futbolu gücünü gösteren bir ekibi izleyemeyeceğiz..

Terim Estonya maçı sonunda şu şekilde konuşmuş : "Hiçbir şekilde ümitsiz değilim. Şimdi hesaplar farklı. İspanya'yı İspanya'da, Belçika'yı da Belçika'da yenebiliriz. Buna inanıyorum."
Olabilir tabii, yenebiliriz ama evimizde de Ermenistan'a yenilebiliriz, işte bunun önüne geçemediğimizden işin içinden çıkamıyoruz..